NAZLI ILICAK

Yüz kızartıcı eylem

Albay Cemal Temizöz, 11 Eylül'de, Diyarbakır özel yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'ne çıkıyor.
İddianame, Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı Ergun Tokgöz tarafından hazırlandı.
Temizöz, Cizre İlçe Jandarma Bölük Komutanı'yken, Cizre Belediye Başkanı Kamil Atak, itirafçılar Adem Yakın, Hıdır Altuğ, Abdülhakim Güven' le birlikte, 1993-1996 arasında işlenen bazı faili meçhul cinayetlerden sorumlu tutuluyor. Ama bir bakıyorsunuz, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), iddianameyi hazırlayan Ergun Tokgöz'ün yerini değiştirmek istiyor. Hatta gazeteci Şamil Tayyar'a göre, sadece Tokgöz değil, albay Cemal Temizöz'e yargı yolunu açan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Durdu Kavak ile iddianameyi kabul eden Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı Menderes Yılmaz da görevden alınmak istenen yargı mensupları arasında.
Bu arada, Hürriyet gazetesinin 20 Temmuz 2009 tarihli manşetini nasıl yorumlamalı? "...Albay Temizöz hakkında 9 kez ömür boyu hapis istemli dava açılmasında etkili olan 'Tükenmez Kalem' ve 'Sokak Lambası' rumuzlu gizli tanıklar, kendileri de hapse girince ifadelerinin yok sayılmasını istediler."
Haberi okuyunca, "Sokak Lambası'yla Tükenmez Kalem, savcı tarafından vaatlerle kandırılarak, albay Temizöz'ün aleyhinde konuşturulmuş, verilen sözler yerine getirilmeyince de, o iki kişi, Temizöz'e yönelttikleri suçlamaları geri almışlar" anlamı çıkıyor. "Dava mesnetsiz kaldı" mesajı veriliyor.
Oysa Cemal Temizöz'ün aleyhindeki iddialar, iki gizli tanığın sözlerinden ibaret değil. Olmadığını, Radikal gazetesi de (22 Temmuz 2009) yazdı: "İddianame, savcılığın, Cemal Temizöz'ün emriyle işlendiği iddia edilen cinayetler konusunda sadece gizli tanıkların ifadeleriyle yetinmediğini, ayrıntılı bir soruşturma yaptığını gösteriyor."
Savcı Ergun Tokgöz, iddianamede, faili meçhul cinayete kurban giden 20 maktulü tek tek ele almış; şahitler ve öldürülenlerin yakınları dinlenilmiş.
***

Bir yandan HSYK, davayı görüşen mahkeme heyetini dağıtmak, savcıyı başka yere atamak ister...
Bir yandan Hürriyet gazetesi, Sokak Lambası ve Tükenmez Kalem'in sözlerini geri aldığını manşetten duyurarak, kamuoyunda "isnatların tümü iftira" izlenimini yaratır.
Faili meçhul cinayetler zaten yüz kızartıcı bir durum. Aradan 15 yıl geçtikten sonra, bu cinayetlerin üzerinin örtülmesine doğrudan ya da dolaylı hizmet edenlerin de yüzü kızarmıyor mu?
BİZE ULAŞIN