NAZLI ILICAK

Siyasetin nabzı hızlı atıyor

Ayvalık'ta, "Bir elinde cımbız, bir elinde ayna, umurunda mı dünya" diye Orhan Veli'nin şiirinde anlatılan bir vaziyetteyken, İstanbul'a gelir gelmez Türkiye'nin gerçek gündemiyle karşılaşıverdik.
Zor bir haftaya giriyoruz. 1) Asker-siyaset ilişkileri, 2) Kürt açılımı.
Bugün, Meclis'te acaba kıyamet kopacak mı? Ankara'ya gidiyorum. Olayları yerinden izleyeceğim. Akşama da, NTV'de, Ruşen Çakır'ın programında izlenimlerimi anlatacağım.

***

Pazar günü, TRT 1'de, "Politik Açılım" programında, Genelkurmay Başkanı'nı görevden alıp almayacağı sorulup, Özal örneği verildiğinde, Tayyip Erdoğan, böyle talepler karşısında "Darda ve zorda kaldığını" açıkladı. Süreci, mevcut Genelkurmay Başkanı'yla yürütmek istediğine dair mesajları da vardı. "İlker Başbuğ ile aramızda bir güven sorunu söz konusu değil. Kendisi bana, hukuka ters bir yapıyı, orduma ve ülkeme zarar verecek subayı orduda yaşatmam dedi" şeklindeki açıklaması da, bu tavrının işareti. Kısacası, Erdoğan, en azından olay mahkemede aydınlanıncaya kadar, İlker Başbuğ'a ilişmeyecek.
Bu hafta, Albay Dursun Çiçek, herhalde ifadeye çağrılacak. Tutuklanma ihtimali var. Eğer Çiçek'in açıklamaları, sıralı amirleri de işin içine sokarsa, ancak o noktadan sonra İlker Başbuğ'a uzanılabilir. Ama büyük ihtimalle, Dursun Çiçek, imzanın kendisine ait olmadığını tekrarlayacaktır. Tayyip Erdoğan'ın, şimdilik Başbuğ'dan beklediği, sivil yargıya yardımcı olması. Dün kâğıların imha işleminde rol alan beş er ifadeye gönderildi. Ama ihbar mektubunda numarası verilen bilgisayarların hard diskleri (yenilenmiş mi ya da silinmiş mi soruları aydınlansın diye) TÜBİTAK'ın incelemesine sunulmadı. O günlerdeki kamera kayıtları da, mahkemeye ulaşmadı. Buna mukabil, askeri savcılık, ıslak imzalı belgeyi 4'üncü defa savcılardan istiyor. Böylece, askeri ve sivil, daha doğrusu adli yargı arasındaki güvensizlik uçurumu büyüyor. Bu da, olduğu gibi, topluma yansıyor; kutuplaşma yaratıyor.
Erdoğan, siyasi mülâhazalarla, Genelkurmay Başkanı'nı yerinde muhafaza edebilir. Ama, yargının işlemesini baltalayan direncin mutlaka kırılması gerekiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN