OKAN MÜDERRİSOĞLU OKAN MÜDERRİSOĞLU

Yumuşak gücün sınırı

Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, Siyasal Bilgiler Fakültesi'ndeki öğrencilik günlerimizde keşfettiğimiz bir isimdi. Daha sonra, dış politikayı derinden etkileyen kitapları kaleme aldığında ezberlerimizi de bozdu. İtiraf edeyim o günlerde bize öğretilen doktrin şuydu:
"Ortadoğu'da istikrarlı yönetimler yoktur. Kalıcı ve sağlıklı ilişki kurulamaz. Bu nedenle Türkiye, Batı ittifakına ağırlık vermeli, Ortadoğu'da zaman kaybetmemelidir!"
Oysa bugün gelinen noktada, Ortadoğu ve Kafkaslar başta olmak üzere bölgesel sorunların küresel krize dönüşme tehlikesi taşıdığı her alanda etkin Türk diplomasisi var. Üstelik istikrarsızlık odaklarına, "çekim ve ikna gücü" ile giren bir Türkiye. Kimseye büyük ağabeylik yapmaya kalkışmayan, barış ekseninde, çevre ülkelerle birlikte zenginleşmeyi hedefleyen Türkiye.
***

Bakan Davutoğlu'nun, giderek daha fazla hissettirdiği "yumuşak güç" (soft power) modeli kadar, dış politikanın oluşum ve kamuoyuyla paylaşım süreçlerini yeniden yapılandırması da önemli.
Bakan'ın deyişi ile "Eskiden Dışişleri Bakanlığı'nın ışıklarına bakılır, hangi dairenin çalıştığına göre, hangi bölgede kriz olduğu anlaşılmaya çalışılırdı. Dış politika seçkin bir elit tarafından yürütülürdü, arada duvarlar vardı..."
Gerçekten de öyleydi. Ancak soğuk savaş diplomasisinin şartları değişti. Örneğin, 30 yıl önce diplomaside öncelikli yer tutmayan enerji, ulaştırma, çevre de dış politika yapım sürecinin içine girdi. Haliyle dış politika profili ne kadar yükselirse yükselsin, kamuoyu algılaması da bir o kadar ön plana çıktı. Davutoğlu'nun anlatımı ile "Bazen kamuoyu algılamasını yönetmekten dış politikayı yönetmeye vakit kalmadığı" oldu. Ama bu sayede, tribüne oynama alışkanlığı da unutulmaya yüz tuttu.
***

Şimdi, Türkiye'nin önünde çetin bir sınav duruyor. Komşu ülkelerle "sıfır problem" hedefleyen, etrafındaki yangını söndürmeye çalışan Türkiye, kendi içindeki ateşi de düşürmek zorunda. Burada ana eksen kuşkusuz "terör." Terör ve Kürt sorununun iç içe girdiği bir ortamda, büyük toplumsal uzlaşmayı sağlamak hayati önemde. Ama o uzlaşma, eli silahlı güçle olmaz. Kan, gözyaşı ve faili meçhullerle kaybedilen yılların simgesi haline gelmiş kilit altındaki aktörleri referans kabul ederek de mesafe alınamaz. Ayrıca klasik "yumuşak güç" yaklaşımı bu noktada yetersiz kalabilir. Zira mutlak çözümü isterken o çözümü teminat altına alacak meşru gücü hatırlatmak, olmazsa olmazları sıralamak da gerekli. Bu nedenle, "Kürt açılımı" yerine "demokratik açılım" aşamasına geçilmesi zorunlu.
Üniter devlet şemsiyesi altında, anayasal vatandaşlık temelinde çözüme kim yatkın, kim değil belli olmalıdır! Terörle desteklenen, terörü bitirmenin ön şartı gibi sunulan talepler, uyuşturucu gibi topluma zerk edilmekte ve aşinalık duygusu yaratılmaktadır.
Bir tarafta çözüm şansı, diğer tarafta çözülme riski olduğu açıktır. Terör örgütü lider kadrosunun tasfiyesi için atılacak adımlar, artık kaçınılmaz hale gelen af projesi ve sonrasında devreye girecek normal hayata geçiş programları halihazırda şekillenmektedir. Devlette belirginleşen kararlılıkta bu ülkenin öz evlatlarını kimlik ayrımı yapmaksızın sahiplenme çabası kadar, ABD askeri güçlerinin Irak'tan çekilmesi sonrasında Kürt grupların güvenliğinin sağlanmasının da yakın ilgisi vardır.
Hal böyle iken;
1- Süreç iyi yönetilemez, siyasal temsilciler soğukkanlı davranmazsa, terör örgütü PKK kendi içinde bölünerek tehdit olmayı sürdürebilir.
2- Kürt kökenli vatandaşların beklentileri ile bu kitleleri manipüle eden terör örgütünün istekleri arasına sınır çizilemezse, Türk kimliği ile kendisini ifade eden çoğunluğun tepkisi yönetilebilir olmaktan çıkabilir.
3- Uluslararası güçlerin, stratejik enerji oyununda ileri sürdüğü etnik temelli senaryolar, suni devlet hayallerini diri tutabilir, çözümün eşiğinde çıkmaz yola girilebilir.
Aman dikkat!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN