ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Vesayete rağmen…

Ak Parti imzalı gazete ilanları yayınlanıyor. 2 tam sayfada "büyük icraata ve hizmetlere dev projelere devam" diyor. Yavuz Sultan Selim, Osmangazi köprüleri, İzmirİstanbul otoyol projesi, 2 katlı Avrasya Tüneli, havalimanla, Türksat, dev şehir hastaneleri, Tuz Gölü doğalgaz depolama, 30 yeni stat, Altay Tankı, Atak helikopteri, Milgem ve yüzlercesi… Alt alta sıralamaya kalksam, ben de 2 tam sayfa yazı yerine ihtiyaç duyarım. Burada dikkati çeken, 15 yıla böylesi fazla mega projenin sığmasıdır. Cumhuriyet tarihi boyunca yapılanların toplamından fazlası, eğer 15 yıl içinde başarıldıysa, referandum ile neden "ekstradan icra hızı" talep ediliyor?
Bunun cevabı "vesayete rağmen buysa…" çift başlılığın ortadan kalktığı, karar süreçlerinin hızlanıp, bürokratik oligarşinin giderildiği, güçlü liderlik ve siyasi istikrarın kurumsallaştığı referandum sonrasını düşünün; Türkiye, büyümesini katlayacak, 15 yılda yapılabilen mega projeler 5 yılda bitecek.
Aslında işin özü, Ak Parti'nin isminde zaten var olan "kalkınma" DNA'sında yatıyor. Yerel yönetimlerde geliştirilen hizmet siyasetinin, merkezi yönetim deneyimi ile sosyal belediyeciliği aşıp topyekûn kalkınma hamlesine dönüşmesinin doğal sonucudur bu yapılanlar.
Ak Parti'nin icraat refleksinde, "projenin temeli atılırken bitiş tarihinin de ilanı" alışkanlığı var ki bu tutum, "Ak Parti söylüyorsa, yapar" algısını yeşertmiştir.
Türkiye'yi 15 yılda 3 kat büyütmek, başka şekilde mümkün olmazdı zaten.
Şimdi, büyüme, "orta gelir" vitesinden "hızlı büyüme" vitesine evriliyor.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile 15 yılda başarılanlara 5 yıla sığacak, Türkiye'nin hızına hız, gücüne güç katılacaksa, referandumda buna milletin onay vermesi gerekecek.
Referandumu ben, yabancıların Türkiye kullanım kılavuzu ile kendi yazdığımız ülkemizin milli kullanım kılavuzu arasındaki tercih olarak tanımlıyorum. Sonuçta 15 yıllık yolun 5 yılda alınması çağı bir "evet" ile başlayacaktır.
BİZE ULAŞIN