MELİHA OKUR MELİHA OKUR

Bask'ı bırak, Irak modeline bak!

Türkiye, zor bir süreçten geçiyor. Siyasi gerginlik tırmanıyor. Demokratik Toplum Partisi (DTP) kapatılınca, neredeyse çoğumuz bütçe maratonunu bile unuttuk. Hep birlikte Sine-i millete dönme kararı alan DTP'yi ve Diyarbakır'ı izliyoruz!.. Kabul edelim ki, Türkiye'nin Kürt sorununu çözmesi gerekiyor.
Sonuçta çözüm yolu ararken uzağa gitmeye gerek yok!
Aylardır, "Bask Modeli" diye bağırıp, "Model ithal etmek" için tepinip duruyoruz. Model, "Tutar mı, tutmaz mı? Bize uyar mı, uymaz mı?" diye tartışmıyoruz bile. Yahu, model yaratmak kolay bir iş değil ki!
Burnumuzun dibinde bir model var, niye incelemiyoruz? Üstelik bu model 1970'li yılların başında uygulamaya girmiş. O gün bugündür üzerinde tartışıyoruz. Adına, "Irak modeli" diyorlar. Kürt açılımı yaptığımız bir dönemde bu modeli çok iyi analiz etmeliyiz. Çünkü bu modelde kaos bir türlü bitmek bilmiyor. Öyle ya; "Acaba niye?"

***

1970'li yılların başındaki Irak'ı hatırlatalım. Yönetime gelen Saddam Hüseyin, daha iktidar koltuğuna oturur oturmaz, bugünkü halinden biraz daha farklı olan 'Kürt Bölgesel Yönetimi'ni kabul etmişti. Hazırlanan Irak Anayasası'nda, "Irak Devleti Araplar, Kürtler ve diğer etnik unsurlardan oluşur" ifadesine yer verilmiş, hatta Kürtlere anadilde eğitim hakkı, Kürt bölgesinde çalışan personelin bölge insanı olma şartı bile o dönemde getirilmişti.
Ancak bu model 1972'de uygulamaya girdi. 1975'te çöktü. Irak, o günden bu yana kaos içinde; ülkede 35 yıldır kaos bitmek bilmiyor. Bir türlü çıkış yolu bulunamıyor. Kargaşa sürüyor!..

***

Kolay mı?
Önce 1991'de, sonra 2003'te ABD geldi ve bu ülkeyi işgal etti. Üstelik vakit kaybetmeden Saddam'ın "1970 modeline" sarıldı! Irak'ta "Bölgesel Kürt Federasyonu" kuruldu. Diyeceksiniz ki, kuruldu da ne oldu? Artık Kürtler, 28 milyon nüfuslu Irak'ta Sünni ve Şii halkı ile birlikte yaşayamıyor!.. Kendi federasyonları içine sıkışıp kaldılar.
Çünkü üretilen etnik esaslı çözüm modeli Irak'ı kilitledi.
Sözü uzatmayalım. Demek ki, bu coğrafyada etnik esaslı bir çözüm modeli işe yaramıyor. Toplumdaki ayrışmayı derinleştiriyor. Oysa Türkiye'nin siyasi krize, ayrışmaya değil, acilen özünde insan odaklı bir toplumsal uzlaşı modeline ihtiyacı var. Çünkü demokrasi etnisit için değil, insan için şart.
Sağduyu bunu gerektiriyor!!!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.