REFİK ERDURAN

Kim ne "zede"?

Kendi düşen ağlamazmış.
Boş laftır. Kendine kızdığı için daha çok ağlar.
Ağlamakla da kalmaz kimi zaman; anında suçlayacak başka birini bulup ona kızar. Ayağı bir şeye takılmışsa, "Kim koydu bunu buraya?" diye celallenir.
Akrabamdan Çağla şimdi akıllı uslu bir kadın.
Ama üç yaşındayken yaptığı bir şey gözümün önünden gitmez:
Elindeki bardağı düşürüp kırınca babaannesini yumruklamıştı.
İnsan ruhundaki "mağduriyet" ihtiyacının dışavurumuydu küçük kızın davranışı.

***

Bırakın yetişkinleri, devletlerin bile tutumlarında görülebiliyor o yatkınlık.
Bugünkü İran'ı sevmesem de düşmanı değilim.
Herhangi bir konuda Amerikan politikasının avukatlığını üstlenmeye de hiç ama hiç niyetim yok.
Gelgelelim öyle şeyler oluyor ki...
Geçen hafta bir İran uçağı düştü. Olayda bağışlanmaz ihmaller var. Uçak külüstür ve bakımsız. O kadar ki, Avrupa'nın önemli alanlarına inmesine izin verilmiyor.
Hal böyleyken İran Amerika'yı suçladı.
Neden?
Amerika ticaret kısıtlamaları nedeniyle kendisine uçak satmıyormuş.
Zeytinyağlığın bu kadarına pes doğrusu.
Sen yedi düvelle küs ol; yalnız Batı'yı değil, Arap dünyasını da karşına al. Yandaşlığını sağlamaya çalıştığın Rusya ve Çin'le bile bozuş. "Ben boykot moykot takmam, bildiğimi okurum" diye dünyaya dil çıkar. Kullandığın dandik uçağın bakımını da yapma. Sonra o çakılınca kabahati sana uçak satmayanlarda bul.
Küçük Çağla'yı solluyor komşumuz.
***

Gadre, yani zulüm ve haksızlığa uğramış demek olan "mağdur" sözcüğünün toplumumuzdaki insan ilişkilerinde kullanımı yaygındır. Çoğu dilekçemiz "mağdur olmamak için" verilir.
Yakınanların haklı olanları da vardır, mantığı zorlayanları da.
Örneğin kamuoyumuzun en tartışmalı konularından "kart mağdurları" sorunu üstünde bir düşünelim.
Kredi kartlarındaki limit ve süre aşımları dolayısıyla cehennem azabı çeken geniş bir kesim var. Borç batağındaki insanlara anlayışla yaklaşılmalı elbette.
Ancak, "anlayış" doğru teşhis gerektirir. "Kart mağduru" ne demek? Kartlar mı haksızlık etmiş söz konusu insanlara?
Onlar birer araçtır. Yol açtıkları sonuçlar nasıl kullanıldıklarına bakar. Araba kullanırken kaza yapan kişiye "oto mağduru" denir mi?
***

Yalnııız...
Bunu söyledikten sonra düşünceyi bir adım ileriye götürmek gerek.
Kart kullanımında sırf kaprislerini dizginlemeyip sorumsuzca davrandığı için limit ve süre taşıranlar da var, elinde olmayan nedenlerle o köşeye sıkışanlar da.
İkincilere "kart mağduru" demek yanlış ama, düzen mağduru olduklarını söyleyebiliriz.
"Devrimciliğin mi tuttu?" diye üstüme gelmesin kimse. Burada toplum düzeninden değil, banka düzeninden söz ediyorum.
Son uygulamayla azaptakilerin yaralarına bir ölçüde merhem sürmeye çalışılıyor.
Ama genel tablo üstünde biraz derinlemesine kafa yorulup şu batağı yaratan etkenler giderilmedikçe çok geçmeden aynı darboğaza girmek kaçınılmazdır.
***

Bunları yazdıktan sonra İran'ın durumu tekrar takıldı kafama.
Evet, çoğu konuda çıldırmış gibi davranmakta. Ama kimler çıldırttı komşumuzu? Petrolü yabancı ipoteğinden kurtarmaya çalışıyor diye Musaddık'ı kim devirdi? Despot Şah'la kim yıllar yılı tango yaptı?
Hadi, öyle şeyleri düşünmeyelim şimdi.
Yoksa insanın devrimciliği tutar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN