ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

Büyükelçi (1)

Sekreterim, "İrlanda Büyükelçisi sizi ziyaret etmek istiyor" deyince şaşırdım. ABD gezilerimde uçağımızın bir-kez ikmal için Dublin'in Shannon Havaalanı'na uğraması dışında İrlanda ile hiç alıp-veremediğim olmamıştı.
Sırf merakımı gidermek için randevu verdim. Büyükelçi Tom Russell geçen hafta bir akşam üzeri odama geldi.
Hal hatırdan sonra, sebeb-i ziyaretini sordum. Biraz ezilip büzülerek, biraz kızarıp bozararak elindeki dosyadan bir tomar kağıt çıkardı ve bana uzattı.
"Bu" dedi, "İrlanda ekonomisinin son durumuyla ilgili en taze rapor..."
Güldüm, "Sizin gaipten haber alma yeteneğiniz mi var" diye sordum. Çünkü, gerçekten İrlanda ekonomisiyle, daha doğrusu küresel ekonomik krizin İrlanda'ya yaklaşan yeni dalgasıyla ilgili bir yazı hazırlamayı tasarlıyordum.
O da güldü: "Öyle bir yeteneğim yok ama sözünü ettiğiniz yeni dalgayla ilgili spekülasyonların mutlaka size de ulaşacağını kestirdiğim için, gerçek verileri iletmek istedim."
Sonra birlikte raporun sayfalarını çevirmeye başladık. Ona, daha doğrusu İrlanda hükümetine en çok koyan, "Sırttan hançerleme" olarak gördükleri gelişme, kredi derecelendirme kuruluşu "Standard and Poor's"un (S&P) birkaç gün önce açıkladığı tahminlerdi.
"S&P" örneğin bütçe açığını bu yıl yüzde 14.6, gelecek yıl yüzde 34.5, 2012'de yüzde 10.2 tahmin ediyordu. "Bakın" dedi Büyükelçi Russell, "Hükümetimizin tahminleri ondan epeyce farklı: Bu yıl açık yüzde 14.3 olacak, gelecek yıl yüzde 25, 2011'de ise yüzde 10..."
"Canım arada pek fark yok; özellikle bu yıl ve 2012 tahminlerinde sadece küsuratlar farklı" diye araya girdim.
O devam etti: "Kamu borcunun gayrı safi yurt içi hasılaya oranını da S&P olduğundan kötü gösteriyor: Bu yıl yüzde 65.6, gelecek yıl yüzde 128.6, 2012'de yüzde 134.9..."
Gerçi İrlanda Hükümeti de bu yıl kamu borcunun gayri safi milli hasılanın yüzde 65.6'sına ulaşmasını bekliyor ama 2011 ve 2012 öngörüleri farklı: Yüzde 91.5 ve 96.7...
Diğer verilere ilişkin bir sürü rakam sıralayıp ilginizi dağıtmayayım. "Özetle?" diye sordum.
Yine ezilip büzülerek cevap verdi: "Özetle, İrlanda ekonomisiyle ilgili bir yazı hazırlarken hükümetimizin çok daha gerçekçi olan verilerini esas alırsanız bize büyük iyilik yapmış olursunuz..."
Niyetim rencide etmek, yarasına tuz basmak değildi ama ulaştığım son verileri de hatırlatmak zorundaydım:
İrlanda gayri safi milli hasılasının yüzde 20'sini bankacılık sektörünü (Topu topu üç banka) kurtarmaya ayırdı.
Sadece "Anglo Irish" bankasını kurtarmanın kamuya maliyeti 22.8 milyar euroyu buldu. Bankanın nefes alabilmesi için en az 3-4 milyar euro daha aktarmak gerekiyor.
4.5 milyon nüfuslu İrlanda hayalet şantiyeler diyarına döndü. Yarım bırakılmış inşaatların, bitmiş ama müşteri bulamayan konutların sayısı onbinlerle ifade ediliyor.
İrlanda halkının konut kredisi borcu, yıllık gelirinin yüzde 175'ine ulaşıyor. Oysa inşaat sektörü batık olan ABD'de bile bu oran yüzde 145 civarında.
"En kötüsü ne biliyor musunuz sayın Büyükelçi" dedim, "İrlandalılar on yıllar sonra yeniden ülkeyi terk etmeye başladılar. 2011 sonuna kadar en az 120 bin İrlandalı'nın ekmek parası için başka diyarlara gitmesi bekleniyor..."
Ekledim: "Kötünün de kötüsü ne biliyor musunuz Sayın Büyükelçi; ben krizin Avrupa'da W, yani çift dip yapacağını iddia eden iktisatçılara hak veriyorum. Krizin ikinci dalgası Avrupa'ya iki kapıdan girecek: İrlanda'dan ve Portekiz'den."
"Haklı olabilirsiniz" türünden bir şeyler mırıldandı, dönüp bir süre odamın penceresinden Boğaz'ı seyretti ve iç çekti: "Bir zamanlar İrlanda da Boğaz'ın suları kadar sakindi..."
Ve Boğaz'ın mavi sularıyla özdeşleştirdiği geçmiş özlemiyle arkasına baka baka veda etti.
Tanrı hiçbir ülkeyi İrlanda'nın durumuna düşürmesin...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.