LEVENT TÜZEMEN LEVENT TÜZEMEN

Frank Rijkaard'ı anlayamamak

Tarih 22 Aralık 2009 Salı... Galatasaray TV'de Hasan Tankaya'nın yönettiği programda Cüneyt Tanman ile Arda Turan'ı konuk ediyoruz. "Rijkaard nasıl bir hoca?" sorumuza Arda şu yanıtı veriyor:
"Rijkaard ile çalışmaktan çok mutluyum. Yerinde kim olursa olsun kompleksli olurdu. Milan'da, Barcelona'da, dünyanın en büyük futbolcularıyla oynamış ve çalışmış. Karakter olarak kibirsiz ve mütevazı bir hoca.
" Rijkaard'ın Galatasaray'daki sürecine bu karakteri damga vurdu. Tam Saha'ya verdiği röportajda Türk futbolcusu hakkında şu yorumu dile getirmişti: "Yürekten oynayan futbolcu sayısı çok. Ancak bazen aklı devre dışı bırakıyorlar. Yetenek var, ruh var, mücadele var. Ama hepsi bir anda ortaya çıkabiliyor. Takım oyununda asıl olan dengeli olabilmektir. Pozisyon almayı bilmek, soğukkanlılığı kaybetmemek gerekir."
Rijkaard'ın dile getirdiği şu iki mesaj çok önemliydi: "1-Biz hocalar her zaman zeki oyuncuları tercih ederiz. Zeki futbolcu pozisyon kaybetmemeyi, pozisyonunu kaybeden arkadaşının yerini doldurmayı, ne zaman pas vereceğini, ne zaman top süreceğini, ne zaman tek pas oynayacağını bilir. Futbolu zeki oyuncularla oynamak kolaydır. 2-Biz bir ekibiz. Başarılar, sadece bir oyuncu veya antrenörün değil, tüm ekibin emeğiyle kazanılır. Futbolda hiçbir zaman tek kişi yoktur."
Galatasaraylı futbolcular, işler kötü giderken Rijkaard'ın uyarı niteliğindeki mesajlarını yanlış algıladılar. Kendi içlerinde gereksiz bir kamuoyu oluşturdular.

ASLA RENCİDE ETMEDİ
Bir teknik adamın görevi sadece takımı çalıştırmak değildir, krizi doğru yönetmesi gerekir. Akıllı teknik adamlar takım içinde bütünlüğü sağlar; farklı karakterdeki oyuncuları ekip ruhunun altında toplar. Sorunları kendi içinde çözer, futbolcusunu kamuoyunun önüne atmaz.
Rijkaard, mesaj içerikli söylemleriyle Galatasaraylı futbolcuları zaman zaman eleştirdi. Belki kalplerini de kırdı. Ama asla onları rencide etmedi; medyanın kucağına atmadı.
2-1 kaybedilen Karabük maçı öncesi yola çıkmadan evvel yapılan son idmanın ardından dört galibiyetlik seri için oyuncularına "Sakatlıkların çok olduğu bu zor dönemde gösterdiğiniz özveriye teşekkür ediyorum. Hepiniz çok karakterli oyuncularsınız" demişti.
Servet de tepki gösterip Rijkaard'a "Sen adamda karakter mi bıraktın?" diye çıkıştı. O gün Rijkaard disiplin adına Servet'i Karabük'e götürmedi, sonra affedip Ankaragücü maçında sahaya sürdü. Bu, Rijkaard'ın ne kadar mütevazı ve kibirsiz olduğunu gösterir. Çünkü Servet'in sarfettiği sözleri, yedek takımda oynatılmayı kendisine yedirememesine bağladı. Servet bugün nerede? Kulübede oturuyor. Ne ekersen onu biçersin.

XAVİ NE DEMİŞTİ?
Kendi düzenlerinin devam etmesi için o gün Rijkaard'a sahip çıkmayanları, verdiği mesajlardan ders almayıp alınganlık gösterenleri bugün tribünler yuhalıyor. Yeni hoca Hagi tarafından da "karaktersizlik" ile suçlanıyorlar. "Gelene ağam, gidene paşam" derseniz bu tür ağır suçlamalarla karşı karşıya kalırsınız.
Barcelona'lı Xavi,
"Şu anki pozisyonumda oynamamı isteyen Rijkaard'dır. Zorlanacağımı düşünürdüm ama sonradan anladım ki, benim doğal pozisyonum buydu. Rijkaard, teknik adamlıkta mükemmeldir; güçlü bir karakterdir. Ama teknik adam olmak için fazla iyi bir insandı. Bazen oyuncularıyla arasına bir çizgi çekse daha iyi olurdu" demişti.
Geldiği günden beri futbolcularını eleştiren, gelirken tabloyu bildiği halde takımı sürekli yetersizlikle suçlayan Hagi'nin sözleri ve tavırlarıyla Rijkaard'ın söylemlerini karşılaştırıyorum da, keşke Adnan Polat, 'devrim' dediği Rijkaard'ın arkasında durabilseydi diyorum. Hagi, asla Rijkaard kalibresinde bir hoca ve insan değildir. Zaman içinde sorunların çözümü değil, krizlerin nedeni olur. Zaten olmaya başlamıştır. Galatasaray yönetimi 2011 transferlerinden önce, bu ayrıntıları iyi analiz etmelidir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.