HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Şüphe.. Mantık.. Gerçek!..

Cemal Dayım bizim geniş ailenin bir başka sevgilisiydi.. Dünya şekeri, neşeli, keyifli, hoş sohbet olması bir yana.. Büyükle büyük, çocukla çocuk olmayı bilirdi. Yetişmemde, gelişmemde büyük payı vardır.. Bana kafamı kullanmayı öğretenlerdendir..
Ne zaman bir araya gelsek, bilmece sorardı bana.. Bir öykü anlatır, sonunu bilmeceye bağlar, bir hafta da düşünme mühleti verirdi..
Bilmeceye merak salmamda, hobi haline getirmemde, kitaplığımı daha lise yıllarında, matematik ve mantık bilmece kitaplarıyla doldurmamda ve bir Martın Gardner müridi olmamda büyük payı vardır, Cemal Dayımın.. Film ve dizi oyuncusu Bülent Bilgiç'in babası, gazeteciler Sanem Altan'ın dedesi, Gürcan Bilgiç'in amcası Cemal Dayımın..
Kilis'te bir ilkokul tatilinde anlatmıştı, gene bir hafta mühlet vererek.. Sonra pek çok kitapta buldum.. Çok ünlü bir mantık bulmacasıymış meğer..
Adam karısını öldürmekle suçlanıyor. Tüm deliller aleyhine.. Şahitlerin hepsi dahil. İdam cezası yemesi kesin.. Yalnız bir şey eksik.. Ceset.. Kadın, kocasıyla çıktığı seyahatten dönmemiş, bir daha gören de olmamış.
Yargıç, sanık avukatından son savunmayı izliyor.
Avukat "Şu ana kadar ortaya konan bütün belgeler ve dinlenen bütün sanıklar, müvekkilimin suçlu olduğunu gösteriyor. Ama delilleri sunan Sayın Savcı da, konuşan tüm şahitler de yanılıyorlar. Ortada katil falan yok. Çünkü ortada suç yok. Herkesin öldüğünü iddia ettiği kadın, şimdi, mahkeme salonunun sağındaki kapıdan içeri girecek.. Bakın" diyor.. Bütün başlar avukatın eliyle işaret ettiği kapıya dönüyor.. Kapı kapalı.. Saniyeler geçiyor.. Hareket yok. Avukat yargıca dönüyor..
"Sayın Yargıç.. Ceza hukukunda şüphe sanık lehinedir. Ben işaret ettiğim zaman, başta sayın savcı herkes kapıya döndü. Demek hepsi kadının hayatta olabileceğini düşünüyordu. O zaman mahkumiyet kararı veremezsiniz. Beraat talep ediyorum."
Yargıç gülümsedi ve kararını açıkladı.. "İdam!.."
"Yargıç neye dayanarak vermiş olabilir bu kararı" dedi, Cemal Dayım ve beni bir hafta düşündürdü. Bulamadım tabii.. Günleri iple çektim ve bir hafta dolar dolmaz, karşısına dikildim.. Cemal Dayım anlattı.. Avukat "Şimdi içeri girecek" deyip işaret ettiğinde, herkes başını o kapıya çevirmişti, savcı dahil..
Yargıç "Bir tek kişi o kapıya bakmadı Sayın Avukat" dedi.. "Sanık kafasını çevirmedi. Çünkü o, kapının açılmayacağından ve içeri kimsenin girmeyeceğinden emindi.."
Dün bir senaryo yazdım, üç aydır kamuoyunu meşgul eden cinayet üzerine..
Cesedinin parçaları bulunan genç kız.. Onu öldürüp kaçtığı iddia edilen sevgilisi.. Katili bir türlü yakalayamayan polis..
Senaryomun özeti şöyleydi.. Bir şeytani gurup.. Bir sapık, vahşi çete.. Kızı ve sevgilisini birlikte öldürüyorlar. Kızın cesedini parçalayıp bulunacak yerlere koyuyorlar. Erkeğin cesedini ise bulunması mümkün olmayacak şekilde yok ediyorlar. Böylece herkes katilin sevgili olduğunu, kızı öldürüp kaçtığını düşünüyor ve onu arıyor. Sadece onu.. Başkasını aramak akıllarından bile geçmiyor. Böylece gerçek katiller, hiç başları ağrımadan, ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşıyorlar..
"Olamaz mı" demiştim.. Ve sormuştum.. "Bu senaryonun aksayan yanı nedir" diye..
Şimdi çözdünüz herhalde..
Delikanlının ailesinin "Oğlumuz kayıp" diye polise baş vurusu yok.. Şikâyeti yok, kıyamet koparması yok. Oğullarının hayatta ve sağlıklı olduğundan eminler yani..
BİZE ULAŞIN