HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Müzik bir başka âlem..

HAŞO'NUN müzik ve nostalji üzerine yazısını okurken dün sabah, birbiri ardına yaşadığım iki müzik gecesini düşündüm..
İlki Salı.. Kalamış Marina'da, Ertekin'de İlham Gencer'i dinledik.. Tam 80 yıldır piyano çalan adam.. Bir başladı.. Neler, neler çaldı.. Müzik diye ne varsa..
Haşo orda olsun isterdim, nostalji nasıl olur, görsün diye.. Üstelik plaktan değil, canlı..
Yahu bu nasıl repertuardır?. "Senin bilmediğin yok mu" demezler mi adama?..
Bin.. Beş bin.. 15 bin..
Mona Lisa diye Nat King Cole derken, "Seninle Bir Dakika"ya geçiyor.. Ardından "I could have dance all night" diye My Fair Lady müzikaline..
"Just the walking in the rain" diye coştururken "Falling in love with you" diye Elvis romantizmine düşürüyor.. "Oh Suzanna" diye Amerikan halk şarkısını "Yemeni Bağlamış"a bağlıyor.. Yetmedi, Brahms, o da yetmedi Mozart çalıyor..
Tam 3 saat müthiş bir ziyafet.. Müthiş bir keyif, müthiş bir neşe ve müthiş bir romantizm gecesi yaşadık. Birlikte söyledik, el çırptık, kalktık dans ettik..
80 yıldır piyano başında bir ömür.. Bu enerji.. Bu heyecan.. Bu gençlik.. Bu Salı bir de keman alacakmış yanına..
Ertesi gece Boğaziçi'ndeydim. Önce Üniversite İşletme Kulübü öğrencileriyle bitmesini istemediğim bir sohbet.. Beşte başladık, bir saat için.. Saat yedide "Burayı boşaltmanız gerek, konser başlıyor, vestiyer olarak kullanacağız" demeseler sabahlayacağız.. Öyle tatlı..
Konserin adı "Handel Roma'da.."
1706-1707 yıllarında yazılmış parçalar.. Seslendiren London Baroque'un çalgılarına bakar mısınız?. 1661 ve 1685'te yapılmış iki keman, 1680'de yapılmış bir bas viyol.. Bir de artık nerdeyse kendi bile tarih olmuş, klavsen.. Nostalji dediğin bu değilse nedir?..
Şan soloları da Emma Kirkby'den.
Müzik olmasa, nasıl bir dünya olurdu acaba?..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.