HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Van'da soru.. "Beşiktaş bu yıl ne yapar?.."

Van'ın ana caddesinde dolaşıyoruz.. Tanıyan yaklaşıyor.. "Selamünn aleyküm.." Sonra soru geliyor.. "Beşiktaş bu sene ne yapar?.."
Gevaş'ta öğle yemeğindeyiz.. Yan masalardan geliyorlar.. "Selamün aleyküm.." Sonra soru geliyor.. "Beşiktaş bu sene ne yapar?.."
Erciş'te devasa iftar çadırı.. Aralarında dolaşıyorum.. Masalardan dönüyorlar.. "Selamün aleyküm.." Sonra soru geliyor.. "Beşiktaş bu sene ne yapar?.."
Yani, Van ağır bir deprem geçirmiş.. Maddi manevi kayıplar devasa.. Çoğu hâlâ konteyner evlerde yaşıyorlar.. İşleri, ekmekleri var mı, tartışılır.. Ama soruları gene de "Beşiktaş.."
Merak etmez misiniz, Van'daki bu Beşiktaş aşkını..
Futbol aşkına bir itirazım yok.. Üçüncü Dünya Savaşı çıksa, biz gene futbol konuşan milletiz ama, bu Beşiktaş aşkı neden?..
Nuray'a sordum.. Bizim Van gezisinin mihmandarı, Vanlı dost, Nuray Haytabaşı..
"Deprem sonrası, çadırlar yetersiz, konteyner evler kurulmamışken kar bastırmıştı geçen yıl.. Vanlılar donuyorlardı.. İşte o günlerde buz gibi bir havada Beşiktaş tribünlerinde insanlar soyundular.. Çıplak kaldılar.. Atkılarını, ceketlerini, gömleklerini Van'a gönderilmek üzere sahaya attılardı ya.. O gün bugün, Van, Beşiktaşlı.."
Bakar mısınız?.. Oturup altı ay düşünmez misiniz?. Bu ülkenin siyasileri, yöneticileri düşünmezler mi?..
Doğu insanı ne kadar sıcak, ne kadar yakın.. Ne kadarcık sevgi, ilgi yetiyor, onun canını almaya..
Van'ın, Doğu'nun sevgiye, ilgiye ihtiyacı var.. Yakınlığa, kucaklanmaya ihtiyacı var.. Elimizi uzatsak, yeter!.. Uzatsak ve çekmesek..
Van'da çok sorulan sorulardan biri de "Fatih Altaylı'yı tanıyor musun?." Tanımam mı?..
"Hatrın geçer mi?.." Geçer tabii.. "O zaman Hıncal Ağbi Vanlı hemşerimiz Fatih'e söyle, Van'ı daha çok yazsın.."
Fatih, Van'ı en çok yazanlardan biri.. Ama yetmiyor.. Vanlı ilgiye sevgiye aç, o unutulmuş, o terk edilmiş insanlar nerdeyse depreme medyunu şükranlar, Türkiye'ye, orda bir Van olduğunu hatırlattığı için.. Ülkenin dört bir yanından yağan yardımlar onları nasıl, ama nasıl mutlu etmiş..
Maddi değil, manevi mutluluk sebepleri.. "Bizi unutmamışlar. Bizi terk etmemişler.. Bizi seviyorlar demek.."
Hepsinin dilinde "Şükran.. Şükran.. Şükran.."
Kendilerine yapılan en küçük şeyi dahi unutmuyorlar.. Ama öyle açlar ki, yıllar, yıllardır, "Ne olur Van'ı unutmayın.. Ne olur Van'ı unutturmayın" diyorlar, bana her fırsatta..
"Aman Fatih daha çok yazsın" dedi bir delikanlı.. "Bizim Van stadı depremde ağır hasar gördü. Geçenlerde başbakan geldi konuştu.. Milleti statta topladılar ama, çökme tehlikesi var diye tribünleri açamadılar. Vanspor'a stat lazım ki, maçlarımızı kentimizde oynayalım. Fatih Ağabeyimiz peşini bırakmazsa bu işi çözer.."
Geçen gidişimde Çaldıranspor'un malzeme ihtiyacını yazmıştım. Üç ay sonra Çaldıran'dan mektup geldi.. "Hıncal Ağbi yeter, artık başka yere yardım etsinler.. Depolarda, gelenleri koyacak yer kalmadı" diye..
Benim milletim de böyle öte yandan.. Hazır. Koşmaya, kucaklamaya hazır!..
O zaman bir düşünün, iyi bir düşünün bakalım, kabahat kimdedir?..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN