HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Galatasaray ilk engele takıldı..

İlk yüz metreyi fikstürün harika şansı ile engelsiz koşmuştu Galatasaray.. "Hazırlık" derecesinde üç maçı "Lig" diye oynayıp "Üçte üç" yaparken, "Bekleyin" diye yazmış ve söylemiştim hep.. "Bekleyin.. İlk ciddi sınav Antalya'yı bekleyin.."
..Ve çok önemli üç eksiği son dakikada sakatlanan Antalya önünde ilk puan kayıpları yaşandı.. Yani bana sorarsanız, Galatasaray 1 puan aldı, bu maçtan..
İgor, Galatasaray'ın o artık yuhalanmaya başlayan yana geriye, zevksiz, tatsız, heyecansız ve ruhsuz futboluna 180 derece değişiklik getirdi.
Dikine oynama başladı. Tamam..
Orta sahayı ona bırakıp çekilen ve yeniler Belhanda ile Fernando'ya cirit atacak alan bırakan rakipler önünde bu dikine ve hızlı oyun hemen sonuç getirdi. İgorcular ayağa kalktılar ama, biz gene uyardık..
"Takımı iyi seçiyor, oynatıyor ama, oyunu iyi okuyamıyor.
Değişiklikleri geç ve yanlış.."
Spor değil, skor yazan medyam ise bildiğini okudu..
..Ve Antalya maçı geldi çattı..
Harika bir gol attı Galatasaray.. Antalya nerdeyse tek kale oynarken, hızlı bir hücumla..
Onu bir kenara koyun.. Sonra..
Birkaç rakam vereyim..
Topa sahip olma. 57-43 Antalya..
Kaleyi bulan şut.. 4-1 Antalya.. Bir şut atmış Galatasaray, o da gol zaten.
Korner.. 10-0 Antalya.. Galatasaray'ın korner bile atamadığı başka maç var mı acaba tarihte.. Manşet olmalıydı bu..
Muslera 3 gol kurtarmış. Öteki kalecinin kurtarışı yok.
Maçın 80'inci dakikasında ekrana düşen bir istatistik.
Rakip 18 içinde topla buluşma..
Antalya 19.. Galatasaray 0.. Yani ikinci yarının ilk 35 dakikasında Galatasaray, Antalya 18'ine girememiş.. Ya da girmemiş bile.. Öyle korkak.. Öyle çekilmiş ki, Antalya nerdeyse Galatasaray 18'inden çıkmamış..
O devrenin gole kadar olan bölümünü, kendi sahasında, 18'i üzerine ve içine yığılmış 11 adamla oynadı Galatasaray..
Öyle olunca da Antalya golü "Bağıra bağıra, davul zurna ile" geldi..
İrma Kasırgasının geldiğinin farkına varmayan tek kişi İgor'du.. 1-1'e bile razı olup, Muslera'nın avut atışlarını 30 saniyeden önce yapmayışına göz yuman İgor..
Yaptığı değişikliklere bakın..
NDiaye, Fernando, Belhanda ve nerde oynadığı anlaşılmayan Tolga dururken, takımdan çıkacak son adamdı. Takım yengeç gibi tek kanatla oynarken, oyuna alınacak sonuncu adamın Selçuk olması gibi.. Feghouli ile iki kanata yayılsaydı eğer, korkak İgor'un yaptırmadığı akınlar..
Şimdi bu hafta İgor'un gene toparlanma şansı var.. Kendi sahasında göreceli kolay Kasımpaşa maçı..
"Oyun okuma sanatı" öyle bir haftada öğrenilecek şey değil..
Oyuna zamanında ve doğru müdahale için "Teknik Direktör" gerek.. Antrenör değil!.
BİZE ULAŞIN