HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

“Peki, Berivan’ın suçu ne” Fatma Bakanım?.

"Peki, Berivan'ın suçu ne?." son günlerde gazetemde gördüğüm en güzel, en anlamlı haber başlığıydı. Editör Sema Engez'i kutlarım.
Murat Karaman'ın haberi fevkalade üzücü. Dehşet verici.. Tokat gibi çarpıcı.. Olay yeri Adana.. Kocası hapisteki Demet'in kapısını kocasının öz kardeşi çalıyor. İçeri giriyor. Kadına tecavüz ediyor ve gidiyor. Demet Hatay'daki babasını arıyor. Babası derhal Adana'ya geliyor. Kızını alıyor. Önce polise.. Polis ağbisinin karısına tecavüz eden kardeşi yakalıyor. Baba, kızı Demet'i yanına alıp, Hatay'a dönerken "Bu nasıl bir insan, böyle insanlar yaşamamalı" diyor..
Ve de bunu diyen Baba, üç torununu, yani kızının üç çocuğunu yanlarına almayı reddediyor. "Babalarının ailesi baksın" diyor. Biri 3, biri 4 yaşındaki iki erkek ve 11 yaşındaki kız çocuklarını annelerinden de ayırıyor.
Sayfada birbirine sarılmış bir genç kadın ve bir kız çocuğu var. Kadın, anne Demet.. "Bizi bırakıp gitme. Biz sensiz ne yaparız" diye ağlayan çocuk da Berivan..
Babası hapiste, amcası, annesine tecavüzden tutuklu, annesi de ondan alınıp götürülen ve iki küçük kardeşi ile ortada kalan 11 yaşındaki Berivan..
Bu başlık, tam da bu haberin tepesine hem de ne müthiş oturmuyor mu?.
"Peki, Berivan'ın suçu ne?."
Geçmişe değil, geleceğe yönelik bir başlık.. Olayda bir dram ve bir trajedi var. Başlık, haberde anlatılan olayı değil, okuyanın beynine çakılan soruyu soruyor. İşte gazetecilik bu.. İşte Başlık Atma Sanatı bu..
Bu editör kardeşime prim verilmeli ki, diğer editörlere de teşvik olsun..
Şimdi sıra bana geliyor. Yani köşe yazarına..
Bu öykü anlatıldı, bu soru soruldu, bitti mi, gazetecilik?.
Ne olacak Berivan peki?.
Cevap, soruyu soracağımız kişiyi bulmakta..
O kişi var..
Aile Bakanımız Fatma Betül Sayan Kaya..
Bu bakanlık bu iktidarın yaptığı en iyi işlerden biri olarak 2006'da kuruldu.
Sevgili Fatma Bakanım, "Berivan'ın suçu ne?." Bir çocuk, tam da ergenlik çağına girerken, iki korkunç travmayı, annesinin tecavüze uğramasını ve ondan koparılıp götürülmesini kaldırabilir mi?.
Aile Bakanlığı bence, tam da bunun için var.
Duruma derhal el koymalısınız.Berivan önce profesyonel bir ruhsal yardım almalı..
İkincisi.. Hataylı dedesi ile konuşup, çocukları annelerinden ayırmanın ne kadar zalimce olduğunu anlatmalısınız. Hiç günahı olmayan çocukları, annelerinden ayırmak, dinimize uymaz, vicdanımıza uymaz, ahlakımıza uymaz..
Dede "Almam, bakmam" diye inat ederse, anne ve üç çocuğuna Adana'dan da, Hatay'dan da uzakta güvenli bir yaşam sağlamalısınız. Devletin buna gücü vardır. Bu gücü, Aile Bakanı olarak siz temsil ediyorsunuz.
Sayın Fatma Bakanım,
Bunlar benim aklıma gelen çözümler..
Siz ve teşkilatınız başka çözümler de bulabilir tabii..
Ama önemli olan, hemen, derhal, bugün müdahale etmeniz.. Çünkü, dedim ya, yarın Berivan için çok geç olabilir. Ruhunda tedavisi ve geri dönüşü imkânsız yaralar açılabilir.
O zaman soruyu şöyle sorarım..
"Peki, Berivan'ın suçu neydi?."

***
Sayfayı çevirdim. Karşıma çıkan manşet bu defa şu..
"Kedisine 76 bin liraya böbrek nakli yaptırdı."
Amerikalı bir öğretmen 17 yaşındaki kedisini yaşatmak için, yıllık maaş toplamının nerdeyse yarısını vererek (Maaş 49, ameliyat 19 bin dolar) böbrek nakli yaptırmış. Böbreğini veren kediyi de evine almış.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN