YEŞİM TABAK

Senaryo makinesi

Terminatör'ün beşinci bölümünde, makineler ve insanlar birleşip Connor ailesine karşı cephe alırlarsa şaşmamak lâzım.
Serinin ilk bölümünde anne-babasının aşkını, ikinci bölümde yeniyetmeliğini, üçüncüde 20'li yaşlarını izlediğimiz John Connor (Christian Bale), Kurtuluş / Salvation'da kafasını kendi yaradılış destanıyla bozmuş halde bir direniş lideri. John günlerini annesinden kalma ses kayıtlarını dinleyerek ve babasını bulmaya çalışarak geçiriyor. Arada makinelerle ufak tefek çatışmalara girmek veya telsizle tebasına seslenmek gibi başka birkaç sorumluluğu da var tabii.
"Ben John Connor. Şöyle şöyle yapmazsak, makinelerden ne farkımız kalacak?" gibisinden sorularla, arada durumun felsefesine de girmeyi deniyor.
Çünkü insan-makine karşılaştırmasında bu bölümün teması 'kalp'. Fakat senaryoyu bir tür senaryo makinesine yazdırmış olmaları yüksek ihtimal.
Aksi halde, filmin tekrarlanarak altı çizilen 'artistik' cümlesi, "Birine silah doğrultuyorsan tetiği çekmeye hazır ol" kadar büyük bir 'klasik' olmazdı herhalde.
Kurtuluş'u izlediğim seansta filmden önce gösterilen son iki fragman, bu 'fikirsizlik' seviyesine alıştırmıştı gerçi.
Taking of Pelham 1 2 3'de metro yolcularını rehin alan gangsteri (John Travolta), iyi adamla (Denzel Washington) "Aslında ikimiz aynıyız!" diyerek pazarlık yaparken görüyoruz. Lanetli Ev'in fragmanında ise "O evde şeytani bir şey var" diyen hırıltılı bir ses konuşuyor.
Bu reklamlara maruz kaldıktan sonra, bir türün parodisi olmanın ucundan dönen bir film izlemeye hazır hale geliyor insan. Zaten o tanıdık 'cool fragman sesi'ni John Connor güzelce devralıyor ve telsizi eline aldığı her an, 'hırıltılı' bir şeyler söylüyor.
McG'nin yönettiği filmde, serinin görsel dünyasına bağlı kalınarak dijital yerine mekanik bir teknoloji estetiği öne çıkarılmış.
Filmde bolca savaş sahnesi, aşk ve geçmiş bölümlere el sallayan mini-sürprizler de var. Yine de hiçbiri, eksik olanı saklamıyor; o da yeni bir Terminatör ihtiyacı.
BİZE ULAŞIN