Başıboş kedilerin İstanbul'u

Hollandalı ressam Gijs Kast, sevgilisinin memleketi Türkiye'ye geldi ve İstanbul'da deyim yerindeyse kendini kaybetti. "Bu kentte sokak kedileri de benim gibi başıboş," diyen Kast, Başıboş adlı kitabında İstanbul'u çizimlerle anlattı
KEDİLER BANA YOLDAŞLIK ETTİ
Öyle ki kitabı okurken İstanbul'u sokak sokak geziyorsunuz. Hollandalı genç bir ressam olan Gijs Kast'ın elinden çıkan ve Hollanda'daki De Harmonie Yayınevi tarafından basılan bu kitabın adı Türkçe, Başıboş. Kitapta, ressamın 2011'in mart ayından itibaren İstanbul'da geçirdiği altı ay boyunca edindiği gözlemleri anlatılıyor. Gijs Kast'ın Türkiye'ye yolu, sevgilisi yüzünden düşmüş. Ankara'da tezi için araştırma yapan Türk kız arkadaşıyla Türkiye'ye gelen Kast, bir kitap hazırlama fikriyle İstanbul'a gelmiş. Genç ressam kitabı nasıl yapacağına İstanbul'da karar verdiğini anlatıyor: "İlk başta İstanbul'u belli özellikleriyle kategorize edip bunun üzerine çalışmayı düşündüm. Ancak Batılı bakış açımla bunu yapamayacağımı anladım. Bunun imkansız olduğunu görünce de kendimi tamamen kaybetmeye karar verdim. Bir planım olmadan sokaklarda dolaştım durdum. Önce turistik bir gezi yapıp tarihi yerleri gördüm. Sonra en farklı, en ilginç yerlere gitmeye çalıştım. Şişli'de, Osmanbey'de kalıyordum. Bir gün Nişantaşı'na, ertesi gün Dolapdere'ye düştü yolum. Beşiktaş Pazarı'na, Galata'ya da gittim." Kast'ın İstanbul'daki başıboşluğuna kediler yarenlik etmiş: "Başıboş, Türkçe 'kayıp, kaybolmak' gibi anlamlara geliyormuş. Ama sadece bu değil, pek çok farklı anlama da geliyor. Kitabın başlığı da bu yüzden seçildi. Bir de kedilerden dolayı. Hollanda'da hatta Avrupa'da sokakta kedi köpek görmeniz imkansızdır. Burada ilk bakışta en çok ilgimi çeken, sokak hayvanlarının başıboş dolaşmasıydı. Kediler de tıpkı benim gibi başıboştu. Onlar bana İstanbul gezim boyunca yoldaşlık etti. Beni yalnız bırakmadılar. Hatta bazıları peşimden geldi."
ÖNCE FOTOĞRAF ÇEKTİ, SONRA ÇİZDİ
Kast, İstanbul'daki bu çizimleri yapmadan önce fotoğraflar çekmiş, hatta ilk başlarda çekinse de İstanbullular onu sıcak karşılamış: "İstanbul bu açıdan çok farklıydı. Fotoğrafını çekmek istediğim insanlar, bana oldukça açık davrandı. Poz vermekten çekinmediler. Tabii farklılıklar oluyordu. Örneğin insanlar Nişantaşı'nda sıcaktı, ama başka yerlerde çekim yapmak, daha zordu. Yine de burası Hollanda'dan çok farklı burası. Hollanda'da insanlar size kendilerini açmaz, fotoğraflarını çekmek istediğimde bana şüpheyle bakarlar." Osmanlı döneminden bu yana pek çok Batılı seyyah ve ressamın gelip resmettiği İstanbul'u yeniden çizmek, Hollandalı ressam için oldukça ciddi bir iş. Kast, kitabı bir Batılı gözüyle çizmekten kaçındığını söylüyor: "Bu kitapla ilgili amacım, bir Batılı'nın uzaktan gelen bakış açısıyla sanki bu şehirde yaşamıyor gibi görünen bir kitap olmamasıydı. Yani ben burada yaşadım ve İstanbul'u çok sevdim, hatta âşık oldum ve burada kayboldum. Sadece bunu anlatmak istedim. Örneğin başörtülü modern genç kızlar çizdim. Bana göre çok güzel ve çok hoştular. Hiçbir yargılamam yok, bu şehir güzeldi, ben de anlatmalıydım. Kitap Hollanda'da çok beğenildi. Hatta benim çizimlerimi bilenler şaşırdı. Çünkü ben aslında pek manzara çizmem, ama bu kitapta manzaralar da, geniş planlar da vardı. Ama benim esas merakım Türkiye'de nasıl görüldüğü, sizin nasıl gördüğünüz? Batılı birinin elinden çıkma, burnu havada bir kitap gibi görmezsiniz umarım. Ressamın bize aktardığı son sözleri ise Türkçe söyledi: "İstanbul'u çok seviyorum, şimdi ben Türküm."
Gijs Kast kimdir?
Gijs Kast Hollanda'da, Eindhoven Design Akademisi'nde tasarım eğitimi almış. Uluslararası gazete ve dergilerde çizimleri yer alan Kast, 2008'den bu yana Milano, Amsterdam, Brüksel, New York gibi pek çok farklı şehirde sergilere katılmış. Hatta İstanbul'da da... Kast'ın çizimleri geçtiğimiz kasım ayında Tophane'de bulunan DEPO'da kitapla aynı adı taşıyan bir sergide yer aldı. Kast şu sıralar Berlin'de yeni bir kitap projesi üzerinde çalışıyor ve İstanbul'a yeniden gelmeyi yürekten istediğini belirtiyor.
EN SON HABERLER
- 1 Ah nerede o eski bayramlar
- 2 Gençler estetik kurbanı
- 3 Gönlü yorgun insanların çağı
- 4 Başarısının sırrı gerçek oluşu
- 5 Şehirden kaçarken tarihe geçtiler
- 6 Yapay zeka destekli bilgisayarlar hayatımızı değiştiriyor
- 7 Çözmemiz gereken bir problem var: Empatiden yoksun öfkeli gençler
- 8 Ramazanın ruhuna işleyen gelenek meddahlık
- 9 Gerçek bir moda ikonu
- 10 Aşı reddi bebeği de toplumu da riske atar