TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
NAZLI ILICAK

Martılar ve aşk

Fakir bir köylü genciyle, güzeller güzeli bir prensesin hikâyesi. Fakir delikanlı, güzel prensese tutulmuş. Ama kral bunu fark edince, delikanlının ölüm fermanı çıkmış. Prenses, babasına yalvarmış yakarmış, sevdiğinin hayatını kurtarmış ama âşık genci uzak bir adaya sürmüşler ve onu orada yalnız yaşamaya mahkûm etmişler. Fakir delikanlı, aşkını kâğıtlara dökmüş, martılarla paylaşmış. Sonunda, martılar bile bu aşkın büyüsüne kapılıp, genç adamın yazdığı mektupları prensese götürmeye başlamışlar. Mektuplardan biri kralın eline geçince, çok etkilenmiş. Hayvanların bile anladığı bu aşka karşı, acımasız davrandığı için kendi kendisini suçlamış ve sevdiğine kavuşsun diye, o ıssız adaya bir gemi göndereceğini kızına müjdelemiş. Prenses, babasının yumuşadığını, artık birlikte olabileceklerini ve bütün martıları da düğününe davet ettiğini anlatan bir yazıyı kaleme alarak, bir martıya teslim etmiş. Ama martı, yolda rastladığı diğer martılara, herkesin düğüne davetli olduğunu söylemek üzere gagasını açtığında, mektup denize düşmesin mi! Martılar, hepsi bir arada mektubu aramaya başlamışlar; fakat bir türlü bulamamışlar.
Ya delikanlı ne yapmış? Ne sevdiğinden bir mektup alabilmiş, ne de yazdığı mektupları göndermek için bir tek martı bulabilmiş. Martılar, biraz ötede uçuyorlar ve denizin üstünde pikeler yaparak mektubu arıyorlarmış. Prensesin, kendisini unuttuğunu ya da istemediğini sanan delikanlı, "Bu yüzden martılar yanıma gelmiyor" diye düşünmüş ve o ıssız adada yüksek bir kayalıktan denize atlayarak intihar etmiş. Maalesef kralın gemisi adaya ulaştığında fakir gencin soğuk bedeniyle karşılaşmışlar.
İşte o gün bugündür, martılar hep denizin üzerinde uçar. Mektubu bularak, paha biçilmez o sevgiyi geri getireceklerini sanırlar.
Bir gün, bir beyaz martı gözünüze iliştiğinde, bu güzel aşk hikâyesini hatırlayın ve bir sevdiğiniz varsa, ona ulaşıp, aşkınızı fısıldayın.
BİZE ULAŞIN