NAZLI ILICAK NAZLI ILICAK

Fark yaratmak ve takdir edilmek

Öğretmen, lise son sınıf öğrencileriyle birlikte, bir proje gerçekleştirmeye karar verdi. Her öğrenciye, "Ben fark yaratan bir insanım" yazılı mavi bir kurdele taktı. Daha sonra, öğrencilerinden kendilerine teslim ettiği üç kurdeleyi başkalarına takmalarını ve gördükleri tepkiyi bir kâğıda not etmelerini istedi. Sınıftaki çocuklardan biri, bir şirkette yönetici olarak çalışan genç bir adama gitti. Ona, "Kariyer planlamasında bana yardımcı olduğunuz için size karşı şükran duyuyorum" dedi ve göğsüne mavi kurdeleyi taktı. Geri kalan iki kurdeleyi de genç adama vererek "Siz de takdir ettiğiniz birisine bu kurdeleyi takarsınız. Diğer kurdeleyi ise, o kişiye verip, aynı şeyi bir başkasına yapmasını söylersiniz" diye sözlerini sürdürdü. Bunun üzerine, yönetici, patronunun yanına gitti. Elindeki mavi kurdelelerden birini ceketinin üzerine iliştirdi. Patron çok şaşırdı. Ama "Ben fark yaratan bir insanım" yazısından da memnun olmuştu. Asık suratlı biriydi fakat gülmeye başladı. Bundan cesaret alan yönetici patrona öbür kurdeleyi de verdi. "Siz de bunu, takdir etmek istediğiniz birinin göğsüne takar mısınız?" diye sordu. O akşam patron evine geldiğinde, 14 yaşındaki oğluna, kendisiyle konuşmak istediğini söyledi. O gün başından geçenleri şöyle anlattı: "Odamda oturuyordum, genç yöneticilerimden biri yanıma geldi. Bana hayranlık duyduğunu, yaratıcı kişiliğimden dolayı bu mavi kurdeleyi göğsüme takmak istediğini söyledi. Fazladan bir kurdele daha verdi ve takdir ettiğim bir başkasını bulmamı istedi. Eve gelirken arabada kime takabilirim diye düşünüyordum, sevgili oğlum sen aklıma geldin. İşlerimin yoğunluğu dolayısıyla sana pek fazla ilgi gösteremiyorum. Hatta okulda notların iyi olmadığı için seni azarlıyorum. Ama bu akşam, sana, hayatımda nasıl bir fark yarattığını söylemek istiyorum. Sen harika bir evlâtsın ve seni çok seviyorum."
Çocuk şaşkınlık içindeydi; ağlamaya başladı; hıçkırıklara boğulmuştu, katıla katıla ağlıyordu: "Neredeyse intiharı bile düşünüyordum. Çünkü beni sevmediğini sanıyordum" dedi.
Babasına sarıldı; baba ve oğlun hıçkırıkları birbirine karışıyordu.

***

Her insan takdir edilmek ister. Ama nedense, karşımızdakini takdir ettiğimizi söyleme hususunda biraz cimriyizdir. Olumlu düşüncelerimizi ifade etmekte tereddüt göstermeyelim. Takdir edilmek, yaşama sevincini artırır, kendimizi güçlü hissetmemizi sağlar. Hayat, söylenmemiş sözleri ertelemek için çok kısadır. Birkaç cümle ile o kadar büyük bir fark yaratabilirsiniz ki!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.