NAZLI ILICAK

Adamına göre suç

Sincan Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi Osman Kaçmaz'a "işgüzar" dediğim için 11 aylık hapis cezasına çarptırılmam, meslektaşlarım tarafından çok eleştirildi. Hatta 3H Gençlik Hareketi, Yargıtay önünde, "Hepimiz Nazlı Ilıcak'ız" diye gösteri bile yaptı. İnsan, mağduriyete uğradığı anlarda, yalnız olmadığını görünce, güç kazanıyor. Demek medya mensupları sadece birbirinin gözünü oymuyor; zamanı gelince el ele tutuşmasını da biliyor. Lehimde yazan arkadaşlar, çoğunlukla, Baskın Oran'a hakaret edenlerin nasıl beraat ettiğini hatırlatmış. Sadece Baskın Oran değil, İbrahim Kaboğlu da, çok ağır hakaret, küfür ve tehditlere muhatap olmuştu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bütün bu hakaretleri "düşünce özgürlüğü" çerçevesinde değerlendirmişti. Hücumların sebebi, Oran ve Kaboğlu'nun üyesi oldukları Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu'nun hazırladığı Azınlık Raporu'ydu. Meselâ Aslan Tekin, Yeni Çağ'da şöyle yazmıştı: "Bence bu adamlar dövülselerdi, milletin yüreği soğurdu. Sevr'ciler tekme tokadı hak etmişlerdir."
Kemal Yavuz, Akşam'da, "Bunlar bir avuç zibididir" diyordu. Hele Servet Kabaklı'nın sözleri çok ağırdı: "Çanağına yağ konulunca ve etli kemik vaadini duyunca yaltaklanan, kuyruk sallayan kanişler, uyanık geçinen şapşallar, salak, tescilli hain, zavallılar. TC devletine -milletimizin birliğine- kalleşçe ihanet hançeri sokanlar..."
Beraat edenler, sadece Baskın Oran ya da Kaboğlu'na hakaret edenler değil. Başbakan Erdoğan'a da her türlü saldırı serbest sayıldı. CHP Başkanvekili Haluk Koç, Tayyip Erdoğan'a "Kalıptan kalıba, kimlikten kimliğe giriyorsun... Bazen din bezirgânı, bazen sahte laik... Kimlerin maşasısın; seni ipinde oynatanlar kimler?" diye sormuştu; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, bu sözlerin hakaret olmadığını kabul etmişti. Hatta Kuzey Irak'a operasyon kararını protesto eden bir bildiride, "Katil Erdoğan" yazılmıştı. Tunceli Sulh Ceza Mahkemesi, "Katil Erdoğan" sloganının hukuka uygun olduğu kararını vermiş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin siyasilere yönelik ağır eleştirileri, "ifade özgürlüğü" kapsamında değerlendirdiği hatırlatılmıştı.
İfade özgürlüğü, en geniş kapsamda yorumlansın; buna katılıyoruz. Ama adamına göre hareket etmek, birine hakaret etmeyi "düşünce özgürlüğü" diye nitelerken, diğeri için sarf edilen çok masum bir kelimeden dolayı 11 ay hapis cezası vermek insafa sığmıyor. Yargıya güven bu yüzden sarsılıyor.

***
3H Gençlik Hareketi, "Hepimiz Nazlı Ilıcak'ız" diyerek, mahkûmiyet kararımı protesto etti. 3H, Hürriyet, Hukuk ve Hoşgörü anlamında kullanılıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN