HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Ayşelere yanıtlar.. 2!..

İki Sevgili Ayşe kardeşim iki yazı yazdı geçen hafta.. Arman, gazeteciler, Özyılmazel, erkekler üzerine.. Erkek bir gazeteci olduğumdan cevap hakkım doğdu ikisine de.. Arman'a yanıtımı dün okudunuz. Bugün sıra Özyılmazel'de..

***

Son zamanlarda o tv senin, bu tv benim gezmeye bayılmaya başlayan Ayşe, Yekta ile Burcu'nun programında "Erkek basittir, düzdür. Kadın labirenttir, karmaşıktır" demiş..
Lafın ikinci bölümüne hiç itirazım yok. Kadın karmaşıktır.. Anlaşılmaz.. O yüzden zaten feylesof, "Kadınları anlamaya çalışmayın. Onlar anlaşılmak değil, sevilmek için yaratılmışlardır" demiştir. Hayat boyu ona uydum. Anlamaya çalışmadım, hep sevdim..
Neden anlamıyoruz..
Rahmetli Babam "Üç çeşit mantık vardır" derdi.. "Sokrat mantığı, asker mantığı, kadın mantığı.. Bunlardan birine sahip olarak, ötekini çözemezsin.. Uğraşma.. Kabullen.."
Doğru söylüyordu.. Askere gidince, asker mantığının nasıl ve niçin farklı olduğunu anladım, askerleri çözdüm.. Ama hayatımızda iki sene de "Kadın olmak" gibi bir mükellefiyet bulunmadığı için, kadın mantığına ulaşmam mümkün olmadı.. Olmadı da, mesele o mu acaba?.. Ben kadınların da kendilerini anladıkları, çözdükleri kanısında değilim..
Neden anlamazlar peki..
Verdi'nin Rigoletto'da dediği gibi "La dona e mobile/ Kadın dönektir, rüzgarda tüy gibi/ Düşünceleri hep değişir" de ondan mı?. O kadar değişken oldukları için kendilerini de çözemezler mi?. Onlar kendilerini çözemezken, ben nasıl çözerim mi?.
Gene lafı dolaştırdık gördünüz mü?.. Kadına geldik mi, dolaşıyoruz.. Zaten konumuz kadın değil, erkek..
Ayşe "Erkek basittir, düzdür" deyince kıyamet kopmuş.. O da kaleme sarılmış, köşesinde savunma yapıyor..
"Önüne ver yemeğini, koy filmini, maçını, playstationunu, tavlasını, bir ay evden çıkmazlar.. Yalan mı?.."
Yalan!.. Evde film seyretmekten nefret ederim. Film paylaşılacak bir şeydir. Sinemada seyredilir. Playstation nedir bilmem.. Evde tavla oynadığımı gören olmadı. Televizyon kumandasını sadece maç için elime alırım. Maç da bahane.. İşin esası arkadaşlar bir araya gelmek, birlikte yiyip içip puro tüttürmek.. Beni evde bir ay değil, bir gün göremezsin. Ev okumak ve uyumak içindir. "Parayı keyifle harcamayı kadınlar bilir" diyor Ayşe.. "Erkekler, paraları olunca ne yaparlar?.. Araba değiştirirler, elektronik eşyalara dayanırlar. Kulüplerde şişe şişe yedek sevgili bulurlar, kadınlara yedirirler.."
Yalan.. Yıllardır ayni arabayı kullanıyorum.. Turgay Bey Sabah'ın sahibiyken, benim minibüsün bu defa en yeni modelini hediye etti bana, kibarca teşekkür edip geri çevirdim. Arabam hala gidiyorken, ben ona alışmışken niye değişeyim ki.. Cep telefonum üç, dizüstü bilgisayarım beş yıllık. İkisini günde toplam kullanma sürem yarım saati geçmez.. Ağzıma içki koymam. Yedek sevgilim hiç olmadı. Hayatımın hiçbir döneminde iki kadınım birden olmadı. Biri bitmeden ve aklımdan gitmeden, öbürüne başlamadım, başlayamadım.. Tonla kız arkadaşım oldu. Doğrudur. Ama arkadaş.. Sevgilim dediklerimin sayısı bir elin parmaklarını geçmez.. Birini sevmek ve de unutmak kısa zamanda olmuyor. O zaman da bir ömre fazla sevgili sığmıyor..
Ayşe "Eğlenmeyi kadınlar bilir. Yeni mekanları keşfeder, şu hayatta keyifli ne varsa bulur çıkarırlar" diyor.
Yalan..
Eğlenmeyi, hem de her türlüsü ile, sınırlamadan ben bilirim.. Yeni mekanları, sadece yaşadığım kentte değil, dünyanın her yerinde ararım.. Rio'da.. Paris'te.. Mısır'da.. Bir güzellik keşfettimse, onu mutlak paylaşmak isterim.. Güzelliğin tadını paylaşırsam alırım çünkü.. Paylaşmak için araştırmacı olmam, onu benim kadar seveni bulmam gerekir..
Opera'ya gittiğim kız arkadaşım ayrıdır, Serdar Ortaç'a gittiğim ayrı.. Film seçerken bile arkadaşımı da seçerim. Davetlerim işkence değil, keyif olmalıdır, götürdüklerime çünkü..
Şimdi Ayşe diyecek ki?..
"Hıncalım, ben genelleme yaptım.. Sen çok özelsin.."
Yalan!..
Ben çok özelsem eğer, niye hayatıma giren bütün kadınlar beni terk etti, ben hiçbirini terk etmezken..
O zaman, kadınların özel erkeklere tahammülleri yok da, koydukları yerde otlayacak düz ve basit erkekleri bulanlar, seçenler onlar mı?..
O zaman, bu düz ve basit erkeklerin yaratıcıları, önce anneleri, sonra sevgilileri, sonra eşleri olarak, kadınlar olmuyorlar mı?..
O zaman, niye şikayet ediyorsun Ayşe?.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN