Görevim, beni, köşe yazılarındaki kanaatleri düzeltme veya hizaya getirmekten men eder.
Ancak, şikâyetler köşe yazılarındaki somut bilgi ve verilerle ilgiliyse, konu ile ilgilenirim.
Fatih Güneren'in yakınması kısmen böyle bir içeriğe sahip. Okuyalım:
"8.01.2010 tarihli SABAH'ta Hıncal Uluç'un 'İstifa' başlıklı yazısı ciddi bir araştırmaya ve objektif veriye dayanmamaktadır. Sn. Uluç'a göre ülkemizde "yığınla" tren kazası olmuş. 'Can Ataklı'nın yazısından' öğrendiğine göre de, "Macaristan, Hırvatistan, Tonga, Makedonya, Kosta Rika ve Mısır Ulaştırma Bakanları, bir, tek bir tren ya da gemi kazası sonunda istifa etmişler.."miş. Bu kazalar "İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya'da olsa "acaba ne olur"muş . Bizde ise "hiçbir ölümün sorumlusu yok"muş
Yani 'Ulaştırma Bakanımız niye istifa etmedi / etmesi gerekirdi' deniyor.
Yazar eğer zahmet edip biraz araştırsa idi, 'yığınla listesini verdim' dediği ülkemizdeki tren kazası sayısının birçok batı ülkesine göre ne kadar düşük olduğunu görürdü. Şöyle ki:
2000 yılı başından 27 Ağustos 2009'a kadar Türkiye'deki ve kıyaslama için random seçilebilecek bazı ülkelerdeki kaza sayıları şöyle:
İngiltere'de: 16 kaza, A.B.D'de: 56 kaza, Türkiye'de: 13 kaza.
Bu kazaları takiben ne İngiltere'deki ne de A.B.D'deki ilgili bakanlar istifa etmemişlerdir. Böyle bir istifa mantığı zaten düşünülemez.
Bir yazarın araştırmadan yanlış bilgiler aktarması sebebiyle genel yayın yönetmenlerinin istifaya çağrılması ne kadar yanlışsa, mesela uyukladığı için treni kaza yapan makinist sebebiyle bir ulaştırma bakanının istifası da o kadar yanlıştır. Bakanın görevi makinistlerin yanında oturup, 'Uyuma evladım' demek midir?!"
Güneren, yazıdaki verileri sorgulamış, ama ilk andığı ülkelerdeki istifaların doğru haber olup olmadığına değinmemiş.
Bizim araştırmamıza göre, Uluç'un Ataklı'ya binaen verdiği ülkelere Hindistan'ı da eklemek gerekiyor. Japonya'da ise, birkaç kaza ardından bakan değil, demiryolu yöneticileri istifa sunmuşlar.
Güneren'in notunun geri kalan kısmı makul bir "kanaate karşı kanaat" içeriyor.
Uluç doğru olduğu anlaşılan verilerle istifa gerektiğini savunuyor, okurumuz da ABD ve İngiltere örnekleri üzerinden bakanı bu hiyerarşinin dışında görüyor.
Bakan düzeyinde olmasa bile, kazalarla bağlantılı olarak ülkemizde istifa süreci işletilmediği de bir olgu olarak ortada duruyor.
Benim işim de bu noktada bitiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN