HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Türkiye nereye gidiyor?..

İnanır mısınız, son günlerde en az duyduğum soru bu.. 1957'den bu yana gazetecilik yaparım.. 53 yıl boyu en çok karşılaştığım sorudur oysa.. Ne fırtınalı günler yaşadık, yarım asırda..
Gazete manşetlerine, televizyon ana haberlerine, hatta alt yazılarına bakarsan gene öyle günlerdeyiz.. Yani yaşıyor olmalıyız.. Ama yaşamıyoruz..
Gazete ve televizyonların, siyasilerin eylem ve söylemlerine kapılarak yarattıkları gündem, kimsenin, ama kimsenin umurunda değil..
Yahu bazı günler öyle bir kıyamet kopuyor ki, başka bir ülkede olsa, Borsa o gün batar.. Bizde akşam bakıyorum, yükselmiş. Koparılan kıyamet ekonominin umurunda değil. Halkın hiç değil..
Halkın içinde yaşıyorum, ordan biliyorum, birinci elden..
Öğleden akşama Ortaköy'de oturuyorum. Genelde de önde, açıkta, gelip geçenlerin içinde.. Varoşlardan gelenler var.. Anadolu'dan gelenler var.. Avrupa'dan gelenler var.. Koşuyorlar yanıma.. İki çift laf ediyoruz, kucaklaşır, resimler çektirirken..
Neler neler konuşuyoruz.. Neler neler soruyorlar.. Ama "Memleketin hali ne olacak" diyen yok. "Nereye gidiyoruz" diyen yok.. "Yargı.. Anayasa, Ergenekon, Balyoz" diyen yok.. Yahu bir kişi çıkmaz mı?.
Geceleri genelde daha üst sosyal sınıflarla oluyorum.. Kokteyller, konserler, davetler falan.. Toplumun orta üst sınıfı.. Önde gelen işadamları.. Konuşmaların gene gazete ve TV gündemi ile ilgisi yok..
Pazar akşam üzeri harika örnekti.. TV'ler alt yazı, üst yazı geçiyorlar..
Fener Kız Voleybol Takımı, Cannes'da oynuyor.. Setler bitince durumu okuyorsunuz ekranda.. Ayni ekranda "Balyoz davasında serbest bırakılan 21 kişi için yeniden tutuklama kararı çıktı" yazısı da var..
Herkes bakıyor, herkes görüyor.. Konuşulan, merak edilen, tepki uyandıran Fener'in kız maçı.. Balyoz kimsenin umurunda değil..
Bu ne demek.. Tartışmasını bilim adamlarına bırakıyorum.. Bildiğim..
Benim insanım artık yapay gündemlerle ilgili değil. Benim insanım ülkesinin geleceğinden hiç ama hiç umutsuz değil.. Benim insanım içinde bulunduğu ekonomik güçlüklerle boğuşurken dahi gelecekten umutlu, iyimser.. Duyduğu, okuduğu o aslında korkunç haberleri kanıksamış.. Onlardan hiçbir şey çıkmayacağına inanmış, olabildiğince keyfine bakıyor..
Ben mi?.
Aynen onlara katılıyorum.. Bu ülkeye hiç ama hiçbir şey olmaz. Merak etmeyin.. Sıkıntılı, bazıları için çok ama çok acılı günler yaşıyoruz.. Ateş düştüğü yeri yakıyor, doğru.. Onların acılarını yürekten hissediyor ve paylaşıyoruz, doğru.. Ama Türkiye'nin geleceği pırıl pırıl.. Kötümser olmak için hiçbir sebep yok..
Zaten genelde kötümser olan da yok..
Millet hayatını yaşıyor, yaşayabildiğince..
Medyayı yönetenler de bunun farkına bir varabilse.. Attıkları "Dedim, dedi" dehşet manşetlerini kimsenin okumadığını, okuyanın da ciddiye almadığını, umursamadığını, en az benim kadar halkın arasında yaşayıp fark etseler..
Medyaya rağmen işler yolunda.. Daha da girecek dostlar!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN